Basın Açık Lama'sı: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

24 Mart 2017

sen, ben ve allah

biliyorum hiç yakışmadık birbirimize
ama buna rağmen kendimi o kadar güzel kandırdımki.

seninle, önünden geçtiğimiz dükkanların camlarındaki yansımalarımıza bile bakmadım
oysa ben en çok yanımdakiyle gezerken buna dikkat ederdim.

artık biliyorum, hep sırıttım yanında. 
sırıtışımı kendinden saklamak için
gizlice buluşmanı bile umursamıyormuş gibi yaptım.

beni, kalbimin büyüklüğünden, yüreğimin güzelliğinden, mütevaziliğimden dolayı değil de 
sikimin büyüklüğünden dolayı sevdiğini hep görmezlikten geldim. buna ihtiyacım vardı.
kendimi o kadar güzel kandırdım ki, zamanla ben bile inandım. hatta aşık oldum 

bu yüzden olsa gerek hiç kimsenin olmadığı yerlere gittik
hiç kimsenin olmadığı yerlerde buluştuk, seviştik. sadece allah vardı. zaten seni sevdiğimi de bi tek o bilmişti.


(Bunu 27 Ağustos 2015'de yazmışım. Şimdi yayınlıyorum.)


Hiç yorum yok: