Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

30 Eylül 2016

bataklıktaki sinek

Çeçmişimde yaşadığım travmalardan dolayı saplanıp kaldığım ve kim olduğumu, ne olduğumu, neden yaşadığımı yanlış yollardan düşündürterek bana zaman kaybettiren o bataklıktan çıktım. Şu an kendimi; çok hafif ve sanki ilk esecek rüzgâra bindiğim gibi ordan oraya gezip tekrar dönüp gelebilecek kadar güçlü hissediyorum.

Üstüm hala çamur içinde, yıkanmaya ve pislikten arınmaya ihtiyacım var ama henüz o çamurları da daha tam üzerimden atmaya hazır değilim. Belki de pis olmayı seviyorum, yada alışmış olduğum o pislikten kurtulmak için kendimi tam anlamıyla ikna etmem biraz daha zaman alacak, belki de kendimi ikna edecek daha sağlam deliller bulmam lazım.

Durum her ne olursa olsun, ama şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Öyle bir iyi hissetmekki; en sakin haliyle etrafa bakınıp duran güzel bir adam olup çıktım.
Oysa eskiden böyle değildim. Hatta cahil cesaretinden başka hiçbir şeyi olmayan zavallının tekiydim.
Evet zavallıydım ve bunu benden başka herkes biliyordu, herkes farkındaydı.

Bataklığa saplanıp kalmış geçmişime rağmen, yani; aynaya sadece bi anlık bakıp kaçan o kimliksiz ve aynaya bakmadığı müddetçe mutlu olan adamın aksine, şimdi aynaya baktığımda gördüğüm mutlu biri var.

Saçlarını seven, kaşlarından utanmayan, eğik ağzıyla dalga geçen,  protez dişlerine rağmen gülümseyen biri oldum çıktım.
Ezik yetiştirilmiş doğulu havamı ve utandırıldığım ilk anda saklanmak için kuytu bir köşe arayan gözlerimi de seviyorum.
Kısa boyumu, eciş bücüş kafamı da seviyorum. Çirkin dahi olsa, beni ben yapan şeylerle barıştım. Sadece bende var olan kusurlarımı sevdikçe, kendime daha çok zaman ayırdığımı ve ayaklarımın beni istediğim yere götürmeye hazır olduklarını fark ettim. Eskiye nazaran şimdi biraz daha güçlüyüm ve bataklıktan çıkıp yol almaya başladım.


20 Eylül 2016

Hayat Erkeği Music

Hazır artık içimden yazmak gelmiyorken bahane olsun diye size; dinlediğim müzikleri toplamaya başladığım blogun linkini vereyim: Hayat Erkeği gurursuzca sunar; Hayat Erkeği Music 


17 Eylül 2016

Polis'le Chat'leşmek

-slm
<_yunus_polis_34> siktir
<_yunus_polis_34> pezevenk
-sensin pezevenk
-terbiyesiz
-ne biçim polissin
-zevzek
<_yunus_polis_34> utanmıyomusun aslan gibi delikanlısın
<_yunus_polis_34> götünü siktirmeye
-sanane
-götümün bekçisi misin?
<_yunus_polis_34> git başımdan
-götümü korumak için maaş alıyorsun
-götüme laf etmek için değil
-terbiyesiz seni
-haddini bil
<_yunus_polis_34> ben götünü koruyayım
<_yunus_polis_34> sende gizli gizli benim koruduğum şeyi düzdür dimi
-evet, bunun için polissin
<_yunus_polis_34> bunun neresinde ahlak
-unutma
<_yunus_polis_34> neresinden insaniğyet
-eğer zoruna gidiyorsa yapma bu mesleği
-o zaman yapma
-götümün hesabını allaha vercem, sana değil
-ahlaksız seni
<_yunus_polis_34> o yüzle allahın karşısına çıkıcan birde dimi
-evet, allahla aramıza mı girceksin?
<_yunus_polis_34> ya çek git başımdan ırzınamı geçirttiriyorsun sapkınlığamı düşüyorsun ne halt edersen et
<_yunus_polis_34> benden ırak ol
-sen polislikten istifa et, senin gibi cahil cühela kendini bok sananlar yüzünden polislik mesleği kirleniyor
-onlara daha fazla leke sürme, ayrıl
-git simit sat, manavcılık yap, başka bi işde çalış
<_yunus_polis_34> Benim Tarafimdan Engellendiniz! Yazilarinizi Artik Gormuyorum...




16 Eylül 2016

odunlaşmak

Gün gelip, hiçbir şey hissetmeyeceğimi ve artık bir oduna dönüşeceğimi söyleselerdi inanmazdım. hem yani sonuçta kan pompalayan bir organ varken ve sikimiz her güzele kalkıp, götümüz sürekli kaşınırken insan nasıl heyecanlanmazdı ki, nasıl olurda bir şey hissetmezdi ki?
Bunu aklım hiç almadı ve doğrusu; dediğim gibi böyle bir ihtimali düşünmedim de.
Sanki hep koşturarak yaşayacağım gibi hissederdim, öyle sanıyordum. Kimse öğretmemişti ama sanki hayat böyle yaşanılırdı diye bir his, güçlü bir sezi içimin en derininde yer etmiş, beni de ordan oraya koşturup duruyordu.
Soluklandığım kucaklar, soluklandırdığım kucağımdaki kıçlar ve daha neler neler. gün gelip hepsinin arkasından aval aval bakacağımı söyleselerdi; değil gülmek,  söylenenleri ciddiye almayacağım için; gülmeye tenezzül dahi etmezdim. ama şimdi hepsi gerçek ve geceleri uyumak için bile olsa osbir çekmek bile o kadar sıkıcı ki..




14 Eylül 2016

Otokontrol Devrede

İstediğiniz tek şey sizin dilinizden konuşmam, sizin sevginizi hak edecek cümleler kurmam, sizi övmem. Uzatmaya gerek yok, yani aslında sürekli olarak götünüzü yalamamı istiyorsunuz.
Oysa ben, zaten göt yalamayı sevmediğim için yalnızım ve aslında sırf göt yalamadığım için geçimsizim.
Keşke götünüzü yalayacak kadar kişiliksiz olsaydım. Sırf böyle olamadığım için şimdilik Otomotik Pilot'u devreye alıyorum. Biraz yol aldıktan sonra ağzınıza sıçmak için geri döneceğim. Bekleyin anacım.

13 Eylül 2016

Kurban Bayramı'nız Kutlu Olsun Kankalar

Belki de yazma yetimi kaybettim. Ya da başka bir şey.
Ama sebep ne olursa olsun içimden yazmak gelmiyor. Çünkü yazmanın daha fazla cesaret istediği noktaya geldim ve bunu aşmak için bi kaç ay daha var önümde. O ayları da aştım mı, galiba yine yazıyor olacağım. Şimdilik ise şöyle tırı vırı şeylerle geçiştiricem. Kendinize iyi bakın kankitolar.
Son olarak;

Kurban Bayramı'nız Kutlu Olsun Kankalar