Basın Açık Laması: Yazmayı seven ve hatta yazarken eğlenen biriyim. Blogda yazdıklarımın tamamını yaşamadım, yaşamıyorum. Yazdıklarımın içinde; arkadaşlarımdan dinlediğim güzel anılar, çevremden duyduğum konuşmalardaki küçük tatlı anlar, birinin başından geçmiş ve onu üzen olaylardan etkilendiğim için buraya yazmaya karar kıldığım şeyler de var.. Ama yazarken, sanki yaşanılanları ben yaşıyormuşum gibi hissettiğimden dolayı, birinci ağızdan yazmak beni rahatlatıyor. Başka türlü de yazamıyorum. O yüzden "hayatlarınızın küçük bir anından ilham alıyorum" deyip, bu bahsi kapatmak isterim.
Ve son olarak; eğer sizde acı veya tatlı anılarınızı benimle paylaşarak, ilerleyen günlerde (2-3 gün sonra veya 3-5 yıl sonra bile olabilir) yazılarımda yer almasını isterseniz hayaterkegi@gmail.com'a mail atabilirsiniz. Sevgiler.

6 Eylül 2010

Ne kadar kaçarsan kaç, kendinden fazla uzaklaşamazsın.

İnsan ne yaparsa yapsın, kendinden ne kadar kaçarsa kaçsın, dönüp dolaşacağı, geleceği tek yer, babası tarafından, spermlerinin anasının ammına döküldüğü yerdir. Bunu size daha nasıl edebli bir şekilde anlatabileceğimi düşündümde, temiz cümlelerden bir şey bulamadım. En iyisinin edebi, edebsizce yazmak olduğunu düşündüm. Çünkü edebsizce yazmak, insanın içindeki acıyı dışarı vururken, kendisini bulunduğu ruh halinden, o an çektiği acıdan azcık da olsa, daha iyi hissetmesini sağlıyor.

Şimdi babaevindeyim.Ailemle bir tür curcunanın içinde, bir tür sevgi gösterilerinin içindeyim. Ailemi seviyormuyum diye bir soruyu kendime soracak olursam, cevap: bilmiyorum olacak.
Evet soğuk bir bilmiyorum cevabını verebilirim. Nedenleri ne? Neden  ''evet'' veya ''hayır'' gibi bir net cevap değil de ''bilmiyorum'' gibi belirsiz bir cevap olduğu hakkında bilgim yok. Sadece onları sevip sevmediğmi bilmiyorum ve o yüzden şimdilik en iyi cevabım ''bilmiyorum''

Eskiden babamı da sevmediğmi söylerdim. Ama ölünce ağlamıştım, neden ağladığım sorusunu, kendime onlarca defa sordum ama bir cevap bulamadım. Ağlamıştım işte, öylesine sebebsizce ve ölüm haberini aldığım zaman değil, saatler sonra ağlamıştım. Ağlamam da öyle sakinken normal bi şekilde durup dururken olmuştu. Bi kaç arkadaşım gelip başın sağolsun demişlerdi ve ben o şekilde ağlamıştım. Oysa babamı sevmiyordum, O'na sevdiğimi hiç söylememiştim. Ama sevmediğimi de söylememiştim. O'da aynı şekilde sevdiğini veya sevmediğini hiç söylememişti. Ama ölünce, sırf o öldü başın sağolsun denildiği için ağlıyordum. Üstelik normal bir şekilde değil, azğımdan burnumdan, salyalar sümükler iç içe karışarak ağlıyordum. İnsan sevmediği biri için niye ağlasındıki???

Bazen aklıma geliyor ve ben neden ağladım diye soruyorum, ama her zaman ki gibi yine bi cevap bulamıyorum. Şu an seviyor muyum? diye bir soru soruyorum kendime, ama cevabım yine açık ve yine belirsiz. Bilmiyorum...

Babam inançlı biriydi, aklıma geldikçe onun için fatiha okurum. Acı çekiyorsa acılarının hafiflemesi için okuyorum. Umarım benim yüzümden hiç acı çekmiyordur. Umarım hiç çekmezde. Babamı sevmiyorum ama yinede hakkım varsa bile helal olsun. O da bana varsa hakkını helal etsin, ama ben üzerimde bir hakkı olduğuna inanmıyorum. Ne verdiki hakkı olsunnnnn.

8 yorum:

Aslı dedi ki...

Ben de aynı şeyleri hissettim babam öldüğünde ve ben de ağladım ama hala anlayamıyorum neden öyle içim çıka çıka ağladığımı, onu yaşadığı sürece hiç sevmezken.

homeless dedi ki...

iii tatilller pipi

Marla dedi ki...

Belkide onunla yaşamak istediğin paylaşmak istediğin şeyler vardı ve bunları artık asla yaşama imkanınızın olmamasına ağlamışsındır. hem baba babadır işte.

Kali Rind dedi ki...

'bir ihtimal' göçmüştür belki, onadır bu gözyaşları.

x-coach dedi ki...

bu sefer başlık harbiden "ucuz".
kusura bakma.yüzüm kızardı algıladığımda.

bir kraliçe sırdaşının yüzü bu şekilde kızarmamalıdır.

HayatErkegi dedi ki...

@kali rind haklısın...

Adsız dedi ki...

Simdi anladim: seni ve bloglarini sevmemin nedeni ailelerimize karsi olan bu karmakarsik nefret&sevgi vs vs..
GiGi

Beter Böcek dedi ki...

ailemden kaçmak mı kendimden kaçmak mı bu yaptığım bilmiyorum. ama tek bildiğim bir gün annem ölürse bende senin babana hissettiklerini hissedeceğim. tabi ben ondan önce bu dünyadan firar etmezsem.